Görev

BÜYÜK TURAN BİRLİĞİ ULUSLARARASI DERNEĞİ

GİRİŞ

Derneğimizin amacı, Türk Devletleri Teşkilatı'nda gözlemci kuruluş statüsü elde etmek, 
Büyük Turan ideolojisini geliştirmek ve tanıtmak, dünyanın dört bir yanında yaşayan Türk kardeşlerimizin sorunlarını gündeme getirmektir Türk dünyasını birleştirme fikri, yüzyıllar boyunca şanlı atalarımızın bir hayali olmuştur. 
Daha önceleri Turan kavramı uzak, gerçekleşmemiş bir ideal iken, küreselleşme koşullarında kardeş. Türk halkları birbirlerine daha yakın olma ihtiyacını özellikle şiddetli bir şekilde hissetmektedir.

Bunun nedeni, dünyada hızla değişen jeopolitik durum, artan askeri çatışmalar, 
kontrolsüz göç, gezegenin bozulan ekolojisi, su ve diğer kaynaklar için verilen 
mücadeledir Gerçek birleşme, Kasım 2021’de İstanbul’daki zirvede Türk Devletleri Teşkilatı’na (OTS) dönüşen Türk Dili Konuşan Ülkeler Konseyi’nin (Türk Konseyi) kurulmasıyla başladı.
Bugün 5 devlet (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye, Özbekistan) tam üye ve 3 devlet (Macaristan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs) gözlemci statüsündedir.
Türk dünyası toplulukları üzerine Türk Akademisi, Türk Akademisi, Türk Parlamentolar Arası Asamblesi, Türk Kültür ve Miras Derneği ve Türk Yatırım Derneği gibi hükümetler arası kuruluşlar da bugün faaliyet göstermektedir

Türk dünyasını birleştirmeye yönelik tüm girişimleri memnuniyetle karşılıyoruz. Ancak dünyada yaşayan ve Türk Devletleri Teşkilatı’nda temsil edilmeyen onlarca Türk halkı var. Turan’dan kardeş halkların eşit bir birliği olarak bahsediyorsak, en küçükleri de dahil olmak üzere dünyadaki tüm Türklerin çıkarları temsil edilmelidir. Türk Devletleri Teşkilatı’nda temsil edilmeyen Türk halklarının çıkarlarını temsil etmek üzere, “Büyük Turan Birliği” adlı uluslararası Dernek Mayıs 2024’te Türkiye Cumhuriyeti’nin Antalya kentinde tescil edildi  

Türkiye'ye geldiğimde, burada Turan fikirlerinin çok yaygın olduğunu düşünmüştüm. Ancak Turan kelimesini ne televizyonda ne de sokakta görüyorum. Turan ismi popüler olsa da bu kelime artık kullanılmıyor. Devlet memurları bunu telaffuz etmiyor, muhalif ya da iktidar yanlısı politikacılar da kullanmıyor. TRT'de Türk dünyası hakkında bilgi veren bir kanal var. Ama nedense adı AVAZ. 
Twitter'da kanalın adının TRT Turan olarak değiştirilmesi için bir çağrıda bulundum. Ancak şu ana kadar bir sonuç alamadım. 

Turan veya Kızıl Elma fikri yeni değil. Bu, atalarımızın Türk dünyasını birleştirme hayali.Mustafa Kemal Atatürk, Ziya Gökalp, Alparslan Türkeş 
en ünlü Türk Turancılarıdır. Turan'ın yeniden canlanması için olmazsa olmazı iki ülke var. Bunlar Türkiye ve Kazakistan. Tabii ki, Türkiye Türk dünyasının en Batı noktasında yer alıyor. Ancak bu, büyük bir imparatorluk tarihine sahip bir ülke. 1991 yılına kadar tek Türk devletiydi. 
Ve Türkiye hiçbir zaman işgal altında kalmadı. Diğer tüm Türk halkları hala tam bağımsızlıklarını elde edemedi. Hatta benim ülkem Kazakistan bile neredeyse 200 yıldır Rusya'nın sömürgesi. Ancak Kazakistan olmadan Tataristan, Başkurdistan, Sibirya Türkleri, Yakutistan'ı birleştiremeyiz. İnanıyorum ki Doğu Türkistan'daki Uygurlar da bir gün Turan'ın bir parçası olacak. Avrupa'da milyonlarca Türk'ün yaşadığını unutmamalıyız. Bunların çoğunluğu da Turancıdır. Yani Türk dünyası çok büyük ama birlik değil. Bizim görevimiz onu birleştirmektir

Geçen yıl Antalya'da bir dernek kurduk. Genel olarak, Antalya'da farklı ülkelerden çok sayıda Türk yaşıyor. Derneğimizde Ahıska Türkleri, Kazaklar, Uygurlar, Kırım Tatarları ve hatta Yakutlar var. Gelecekte Antalya'yı Turan'ın gayri resmi başkenti ilan etmek ve bir yeniden markalaşma yapmak gibi bir fikrimiz var. Ayrıca Antalya'da her yıl Büyük Turan Kurultayı düzenlemek ve dernek çatısı altında Kurultay'ın kalıcı bir Merkez oluşturmak istiyoruz. Bu merkez, tüm Türk halklarıyla iletişimde olacak ve Türk dünyası hakkında bilgi sağlayacak. Şu anda dağınız ve birbirimize dostça davranmıyoruz. Türk kardeşlerimizi Rusya, Çin, İran ve diğer ülkelerdeki neler yaşadıklarınızı bilmiyoruz. 

Ancak Turan'ın dırılışı başladı bile. Türk Devletleri Teşkilatın 5 üyesi ve 3 gözlemci ülkeyi bir araya getirmektedir. Bu, Turan'ın omurgası olarak kabul edilebilir. Ancak dünyada hala bağımsızlığa kavuşamamış 30'dan fazla Türk halkı var. Bu halklar en çok soykırıma maruz kalan, hakları kısıtlanmış, ana dillerini öğrenme fırsatından mahrum bırakılmış durumda. Türk Devletleri Teşkilatı zirvelerinde onlardan kimse bahsetmiyor. Hatta onlardan söz etmiyorlat bile. Davet edilmelerinden bahsetmiyorum bile. Bu adaletsizlik Türk halklarını kasten bölüyor. Çin'deki Uygurların veya Rusya'daki Tatarların haklarından bahsetmenin politik kısıtlamalar nedeniyle uygun olmadığını anlıyorum. Bu nedenle, derneğimizin görevlerinden biri Türk Devletleri Teşkilatinin bir üyesi olmak ve zirve toplantılarında Türk konularını gündeme getirmektir.

Derneğimizin ana hedefi Büyük Turan’ın ilk Kurultayını gerçekleştirmektir. Birçok kurultay yapıldığını söyleyebilirsiniz.  Kültürel, sportif, gençlik vb. Ama amacımız, tüm Türk halklarının temsilcilerini bir araya getirmek ve bir Kararnameni imzalayarak, Büyük Turan’ın yeniden doğuşunu ilan etmektir. Bunu tüm dünyaya duyurmalıyız. Bu nedenle Kurultay’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mutlaka bulunması gerekiyor. Onun katılımı olmadan, Kurultay’ın Türkiye'de bile bilinmeyecektir. Ancak katılırsa, tüm Türk televizyon kanalları Kurultay'ı canlı olarak yayınlayacaktır. Tüm dünya medyası bununla ilgili haber yapacaktır. Sayın Erdoğan, "Türk dünyasının Büyük Birleştiricisi" olarak anılacak ve tarihe geçecektir. Tüm Türkler için Büyük Turan’ın kurucusu, Atatürk ile aynı statüde olacaktır. Ayrıca, Cumhurbaşkanları İlham Aliyev ve Ersin Tatar’ı da davet etmek istiyorum. Kurultay’ın Antalya’da yapılması önceden planlanmıştır. 

Ancak Kurultay’ın Kuzey Kıbrıs'ta yapılması fikri de vardır. Türk dünyası temsilcilerinin Kıbrıs’a gelmesi, bütün dünyaya buranın Türklerin yasal toprağı olduğunu gösterecektir. Kuzey Kıbrıs’ın uluslararası tanınmasını sağlamaya yardımcı olacağımıza inanıyorum. 40 yılı aşkın bir süredir tanınmaması, zayıflığımızı ve ayrılığımızı gösteriyor. Büyük Turan’a inanıyorum. Bizi teşvik etmelerine gerek yok, Türkistan ve Azerbaycan’daki tüm halklar bunu hayal ediyor. Ama sadece istek yetmez. Küresel oyuncularla anlaşmak gerekiyor. Şu anda uluslararası ortam çok elverişli ve müsait. ABD Başkanı Trump için en büyük rakip Çin’dir. Hatta bir savaş olasılığından bile bahsediyor. Bu durumu kullanmalıyız. Çin ile komşu olan Türkistan, ABD'nin müttefiki olmalıdır. O zaman Trump, ekonomik ve askeri yaptırımları kaldıracaktır. ABD, PKK’nın ayrılıkçılarını para ve silahlarla desteklemeyi bırakacaktır.
Türkiye’nin Büyük Turan’ı oluşturması için kaynakları serbest kalacaktır. Ayrıca, ABD’nin Kuzey Kıbrıs’ın bağımsızlığını tanıması da muhtemeldir.
ABD’den sonra diğer ülkeler de tanıyacaktır. Hatta hiçbir BM rezolüsyona gerek kalmayacak. Kuzey Kıbrıs’ın tanınması, tüm Türk halklarına ilham ve umut verecektir. Belki Türk Kıbrıs’ın tanınması ile Turan’ın yeniden doğuşu başlayacak!

Londra da Rusya, Çin ve İran’a karşı müttefikimiz olmalıdır. Britanya, her zaman Türkistan’da aktiftir. Bölgedeki etkisi oldukça güçlüdür.
Geçenlerde Londra’da bulundum ve David Cameron ile görüştüm. Bu, eski Britanya Başbakanı ve Dışişleri Bakanı. Sonbahar aylarında Chatham House’da düzenlemeyi planladığım konferansa katılmayı kabul etti. Konferansın başlığı "Yeni İpek Yolu, jeopolitik ve ekonomik perspektifler". Ayrıca M. Çavuşoğlu, TDT K.Omuraliyev, ve Türk Yatırım Fonu B.Amreev başkanları, eski Britanya Ankarada'ki Büyükelçisi Richard Moore ve ekonomi alanında Nobel ödüllü Daron Acemoğlu'nun katılması bekleniyor. Türkiye'ye yabancı yatırımlar gelecek, enflasyon ve devalüasyon düşecek. Çinliler, Rusya'nın yenilgisinden ve çöküşünden sonra Türkistan'daki etkilerini artıracaklar. Kendi mallarını Avrupa’ya ulaştırma konusunda hevesliler. Yeni İpek Yolu'nda gereksiz gümrük engellerini ve sınırları ortadan kaldırmak onlar için önemli.

Ancak aynı zamanda, sınırlarında NATO bayrağını da görmeleri gerekiyor. Türkistan'ı sindirmek ve orada yeni bir Sincan oluşturmak istemiyoruz.
Bu nedenle, NATO üyesi olarak Türkiye ve Macaristan, orduların modernizasyonunda yardımcı olmalı. Türkiye sayesinde Azerbaycan ordusu bugün NATO standartlarına uyuyor. Aynı şeyi acilen Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve diğer ordular için de yapmalıyız.Örneğin, bugün Kazak ordusu neredeyse yok; tüm komuta kadrosu Rus akademilerinde eğitim aldı. Tüm Türk dünyasının askeri eğitim alacağı acilen bir Turan Askeri Akademisi'ne ihtiyacımız var. Türkistan'ın çok az zamanı kaldı. Rusya yakında çökecek. Ama onun yerine, 10-15 yıl içinde Çin bizi yutacak. Şu anda aktif olarak varlıkları ve madenleri satın alıyor. Bu yüzden zaman kaybetmememiz gerekiyor! 20 yıl içinde Turan'ı unutabiliriz!
Aslında Büyük Turan, askeri-ticari bir birliğidir. 250 milyon tüketiciden oluşan bir pazar oluşturmalıyız. Türkiye için bu, ekonomisini düzeltmek ve Türkistan'da bolca bulunan ucuz kaynaklara erişmek için bir fırsat.

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılmak için bile başvurmasına gerek olmayacak. Kendi Büyük Turan Birliğimizi kendimiz oluşturacağız.
Bu yüzden derneğime bu ismi verdik. Tek başımıza ayakta kalamayız. Ne Kazakistan, ne Türkiye, ne de başka bir ülke. İran’da bulundum ve bir İranlı işadamıyla konuştum. O da bir Türk, ama İran’ın bölünmesine karşı. Bunu yaparsak pazarının yarısını kaybedeceğini söyledi. Ben de ona, 40 milyon Farsları kaybedeceğini ama Türk dünyasında 200 milyon alıcı kazanacağını söyledim. Fikrini değiştirdi. Ortadoğu, Afrika ve hatta Güney Amerika'da aktif olarak çalışan Türkiye için seviniyorum. Ama şimdi Türk dünyasını birleştirmek için tüm güç ve kaynakları odaklamak lazım!